Olumsuz ve takıntılı düşüncelerden kurtulmak için doğa yürüyüşü yapın.

Olumsuz ve obsesif düşüncelerden doğa yürüyüşü yaparak kurtulabilirsiniz.

Binalar, yollar, kaldırımlar, alışveriş merkezleri, betonlar, durmak bilmeyen iş temposu ve trafik karmaşası arasında sadece bedenimiz değil ruhumuz da sıkışıyor. Bedenimizin tüm bunlara diyabet, kanser ve kalp damar hastalıkları ve nicesiyle tepki verdiğini biliyoruz. Beki ruhumuz ve beynimiz?

90 dakika boyunca doğada tempolu yürüyüş yaptığınızda, aynı konuda sürekli düşünüp durmayı bıraktığınızı, ruhsal iyilik halinizin yükseldiğini söylesem… Bunu nasıl sağlıyor?

Beynimizin ön kısmında bulunan prefrontal korteks denilen bölümün çalışmasını azaltıyor. Beynimizin hemen hemen her bölgesinden sayısız bilgi alan bu üst seviye beyin bölümü, entelektüel işlevlerden sorumludur ve genel olarak ahlaki yargıların, muhakeme etme, yargılama, planlama gibi işlevlerin ve analitik düşünmenin merkezidir.İşin enteresan yanı, şehirde, mahallenizde yürüdüğünüzde bu bölgenin aktivitesinde azalma olmuyor. Yani illa ki doğaya, insan olarak ait olduğumuz yere dönmemiz gerekiyor. Araştırmacılar, kentleşme ile birlikte depresyon ve diğer ruhsal hastalıklarının da arttığını gösteriyor. Doğanın en basit mesajına ancak yapılan araştırmalar sonucu ulaşmamız ne acı…

Doğa yürüyüşü yaratıcı problem çözmeyi geliştiriyor.

Psikolog Ruth Ann Atchley ve David L. Strayer tarafından yürütülen bir araştırmada, hem teknolojiden koparak hem de doğayla yeniden bağlantı kurarak “yaratıcı problem çözmenin” önemli ölçüde iyileştirilebileceği bulundu. Bu çalışmaya katılanlar yaklaşık dört gün boyunca doğada dolaştılar ve hiçbir teknolojik aleti kullanmadılar. Dördüncü günün sonunda problem çözme performansının %50 arttığı tespit edildi.

Araştırmaya katılanlar ayrıca, teknoloji ve kentsel gürültünün son derece rahatsız edici olduğunu, sürekli dikkatlerinin dağıldığını ve odaklanmalarının zorlaştığını belirttiler.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar için de doğa yürüyüşü…. Günümüz çocukları arasında en yaygın tanı “dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu”… Aileyi oldukça zor duruma düşüren ve çoğu zaman doktor doktor gezmelerine neden olan bu çocuklarda:

Hiperaktivite ön plandaysa,

  • Yerinde duramaz,
  • Oturması gerektiği halde oturamaz,
  • Yerli yersiz koşup tırmanır,
  • Aşırı konuşur,
  • Sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çeker,
  • Her zaman bir şeylerle uğraşır,
  • Cevapları ağzından kaçırır,
  • Sırasını beklemekte zorlanır,
  • Olaylara ya da konuşmalara müdahale yarıda keser.

Dikkat Eksikliği ön plandaysa,

  • Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemez,
  • Dikkatini yaptığı işe veya oyuna vermekte zorlanır,
  • Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gereken malzemeleri kaybeder,
  • Dinlemez,
  • Detayları gözden kaçırır,
  • Düzensiz görünür,
  • Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanır,
  • Unutkandır,
  • İlgisi kolayca başka yönlere kayar.

Bu çocuklar üzerinde araştırma yapan bilim insanları, “yeşil alanda-doğada” aktivite yapmanın tüm bu belirtileri belirgin olarak azalttığını gösterdi. Çocuklarımızı her hafta sonu alışveriş merkezlerine arabalarımızın içinde götürerek belki de bizler bu süreci hazırlıyoruzdur… Kim bilir…

Doğa yürüyüşü çok büyük bir egzersiz ve dolayısıyla beyin gücümüzü arttırıyor

Sürekli olarak egzersizin bedenimiz için harika bir koruyucu yaklaşım olduğunu vurguluyorum. Doğa yürüyüşü, fiziksel özelliklerinize (boy, kilo vb) ve yürüyüşün zorluğuna bağlı olarak saatte 400-700 kalori yakmanızı sağlar.

British Columbia Üniversitesi’nden araştırmacılar, 70 yaş üstü kadınlarda, doğra yürüyüşü tarzında yapılan aerobik egzersizin, mekânsal ve eylemsel bellek ile ilişkili olan beyindeki hipokampal bölgenin hacmini arttırdığını gösterdiler. Aerobik egzersizler sadece bellek kaybını azaltmakla kalmayıp aynı zamanda belleğin korunmasını da sağlamaktadır. Doğa yürüyüşü tarzında yapılan aerobik egzersizler, stres ve kaygıyı azalttır, kendine güveni arttırır ve mutluluk hormonu olarak da bilinen ağrı ve acıyı azaltma özelliği de bulunan endorfin hormonunun salınmasını sağlar. Etrafınızda eminim stres, kaygı, ağrı, depresyon gibi sorunlarla başa çıkmak için çok sayıda ilaç kullanmak zorunda olan tanıdıklarınız vardır. Doğa yürüyüşü gibi aerobik etkisi olan egzersizlerin yan etkisi yoktur ve kendinizi mutlu, yeniden doğmuş gibi harika hissetmenizi sağlar.

Ve yürüyüş, büyükanneniz de dâhil, ailece yapabileceğiniz en kolay ve en ucuz sporlardan birisidir. Küçük küçük başlayın, sınırlarınızı ve yeteneklerinizi sınayın. Yapabileceklerinizle başlayın:Önce evinizin yakınındaki parktaki yürüme yollarında yürüyün. Sonra yavaş yavaş şehir içindeki yürüyüş parkurlarını keşfedin. Bunun için akıllı telefonunuzdaki harita uygulamalarından yararlanabilirsiniz. Yürüyüş yaparken telefonunuzu kapatmanızı öneririm, böylece yürüyüşün keyfini çıkarabilirsiniz.

Doğa yürüyüşü için birkaç püf noktası vererek bitirmek istiyorum: Doğada toprağın üzerinde tutunmanızı sağlayan aynı zamanda zorlu doğa koşullarında rahat hareket etmenizi sağlayacak tabanı olan ve ayakbileğinizi koruyacak iyi bir yürüyüş ayakkabısı en önemli ihtiyacınızdır. Güneşli havalar için şapka, değişen hava durumuna uyum sağlayabilmeniz için kat kat giyebileceğiniz incelikte, termal özellikli ve rahat hareket etmenize olanak sağlayacak hafiflikte kıyafetler doğada konforunuzu artırır. Eklem ağrılarınız varsa Nordic bastonları hem hızlı yürümenize hem de eklemlerinize binen yükü hafifletmede size yardım edebilir. Elbette beslenme de önemli… Yanınızda su bulundurun. Uzun yürüyüşlerde ben enerji içeceği ya da çikolata yerine uzun süre tok tutup enerji vermesi sebebiyle fındık-üzüm tercih edenlerdenim. Sağlığınız için yürüyün… Sevdiklerinizle geçireceğiniz güzel anılarınızın daha uzun süre belleğinizde kalması için yürüyün… Sağlıkla uzun yaşamak için yürüyün…

#yürüyüş #doğa #hiperaktivite #koşu #sağlıklıyaşam #aktivite #hareket #stres #obsesif #profdrdefnekaya #defnehocaanlatıyor #profdrdefnekayailesağlıklıyaşam

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu tarafından yayımlandı

23 Aralık 1976 yılında Cide/Kastamonu’da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü 1999’da bitirdi. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine ve araştırma görevlisi olarak Erken Ortopedik Rehabilitasyon Ünitesi’nde çalışmaya başladı. Ekim 2002 yılında “Yüksek Voltaj Kesikli Galvanik Stimulasyon ve Patellar Bantlamanın Patellofemoral Ağrı Sendromu Üzerine Etkisi” konulu tezini tamamlayıp bilim uzmanlığını alarak doktora programına başladı. 2007 yılında, Birleşik Krallık’ın onursal araştırıcısı olarak, Manchester Üniversitesi Center For Rehabilitation Science’da yürütülen “Optimizing Physiotherapy in the Treatment of Patellofemoral Pain Syndrome” konulu üniversite projesinde ve kendi dizaynı olan dizliğin patellofemoral ağrı sendromlu hastaların kas inhibisyonu üzerine etkinliğini araştırdıkları projede 6 ay süresince araştırmacı olarak çalıştı. 2008′de “Patellofemoral Ağrı Sendromunda Kas Kuvveti, Fonksiyonel Endurans, Koordinasyon ve Propriyosepsiyon” konulu tezini bitirerek doktorasını tamamladı. Eylül 2008′de Münih Teknik Üniversitesi “Abteilungund Poliklinik für Sportorthopadiedes Klinikumrechts der Isar der TUM” da rotator kılıf ve medial patellofemoral ligament cerrahisi sonrası fizyoterapi üzerine çalıştı. Sports Health yayımlanan “The Effect of an Exercise Program in Conjunction With Short-Period Patellar Taping on Pain, Electromyogram Activity, and Muscle Strength in Patellofemoral Pain Syndrome” isimli makalesi 2010 yılında “Avustralya Spor Komisyonu” tarafından okunması gereken 100 makale arasına seçilmiştir. 2010 ve 2012 yıllarında ikişer ay Manchester Üniversitesi Centre for Rehabilitation Science Arthritis Research UK ‘de gözlemci olarak çalıştı.12-16 Ekim 2010 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen X. Türk Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi kongresinde “Profesyonel basketbol oyuncularında propriyosepsiyon, kas kuvveti ve serbest atış yüzdesi arasındaki ilişki” başlıklı çalışması ile uzun süredir verilmeyen “en iyi sözel sunum & genç araştırmacı destek ödülü”nü almıştır. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dr. Kaya Utlu, 2013 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanını almıştır. 30’u SCI’da taranan dergilerde yayımlanan çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını vardır. 2017 yılında Erasmus kapsamında Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Manchester City Futbol Kulübünde (İngiltere), 2019 yılında South-West Üniversitesinde (Bulgaristan) eğitimci olarak bulunmuştur. OMICS Group International tarafından hazırlanan ve şu an basım aşamasında olan “Proprioception: The Forgotten Sixth Sense” isimli İngilizce kitabın editörü ve yazarlarındandır. Ayrıca Springer Verlag tarafından ikinci edisyonu yayımlanan “Sports Injuries - Prevention, Diagnosis, Treatment and Rehabilitation” isimli İngilizce kitabın yardımcı editörlerinden ve yazarlarındandır. Springer tarafından Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “Proprioception in Orthopaedics, Sports Medicine and Rehabilitation” kitabın baş editörüdür. Dr.Kaya Utlu, Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği’nin Ortopedik Rehabilitasyon &Spor Hekimliği, Propriyosepsiyon ve Çoklu Merkez Çalışmaalt çalışma gruplarının kurucu üyesidir. Dr.Kaya Utlu, 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Program Başkanı ve 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulama, Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÜSFİZYOTEM) bünyesinde açılan NP Feneryolu Tıp Merkezi içinde yer alan Fizyoterapi Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü olarak çalışmıştır. Dr.Kaya Utlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde 2016-2018 yılları arasında dekan yardımcılığı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Girişimsel Olmayan Etik Kurul Üyeliği yapmıştır. Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı olarak 2022 yılına kadar çalışan Dr. Kaya Utlu şu an Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İlgi alanları: Patellofemoral ağrı sendromu (ön diz ağrısı), ön çapraz bağ yaralanmaları ve cerrahisi, kıkırdak sorunları ve cerrahisi, menisküs yaralanma ve cerrahisi, omuz rotator kılıf patolojileri ile aşil tendon yaralanma ve cerrahisi sonrası spor ve ortopedik rehabilitasyon teknikleri

Bir Cevap Yazın

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin