Spor ayakkabıyla koşmak sağlığa zararlı…
Günümüzde, teknolojik gelişmeleri de arkasına alan, spor kıyafet ve ayakkabı markalarının ürün çeşitliliğini takip etmek giderek zorlaşmaktadır. Her markanın kendi ürünlerinin farklı modellerini tüketicilerle buluşturma isteği rekabet rüzgârlarını da sertleştirmektedir. Öyle ki son teknolojiyle üretilen hafif, hızı artıran, ısı kontrolü sağlayan spor kıyafet ve ayakkabılarının, olimpiyatlarda performans sonuçlarını korkunç derece etkilemesi, sporcuların değil teknolojilerin yarıştığı yorumuyla hem medyayı hem de bilim dünyasını uzun süre meşgul etti. Hem hobi olarak fitness yapan kişileri hem de profesyonel sporcuları cezbeden, bebeğinden yaşlısına kadar binlerce çeşit spor ayakkabı satın alınmak için marketlerde tercih edilmeyi bekliyor. Yıllar önce sadece birkaç çeşit olan, pahalı ve zor bulunan bu spor ayakkabılarını, günümüzde her tür spor için farklı çeşit, farklı renk ve modelde bulabilmek mümkün.
Spor ayakkabısının, modernleşme yolundaki bu harika evrimi, bilim dünyasının açıkladığı ama firmaların sakladığı korkunç bir gerçeğin karanlık gölgesi altında kalmaktadır. Çıplak ayakla koşmak bacak eklemlerini korurken spor ayakkabısı ile koşmak bacak eklemlerine ciddi zarar vermektedir. Çıplak ayakla koşu sırasında (topuk ile yer arasında ayakkabı tabanı olmadığı için) adım uzunluğu spor ayakkabıyla koşuya göre daha azdır ve ayağın yerle ilk teması sırasında ayak açısı normalden daha dardır. Yalınayak koşuda oluşan ve bacak eklemlerine vücut ağırlığından ve yer reaksiyon kuvvetinden dolayı binen yükü azaltan bu açısal avantajın, spor ayakkabısıyla koşarken kaybolduğu, spor ayakkabısıyla koşarken diz kapağına, diz ve ayak bileği eklemlerine binen yükün arttığı gösterilmiştir. Ayrıca bu olumsuz değişimler yüzünden ayak parmaklarına daha fazla yük binmekte özellikle de ayak başparmağını diğer parmaklara doğru zorlayan kuvvette de belirgin bir artış meydana gelmektedir. Bu biyomekanik çalışmalar ışığında üretilen hafif (ayakkabının ağırlığı azaltılmış ve topuk yüksekliği ortalama 6mm) ve minimalist (topuk yüksekliği 4 mm civarında) spor ayakkabıları da ne yazık ki çıplak ayakla koşunun üstünlüğünü yenememiştir. Teknolojiyle süslenen bu modern ve artistik spor ayakkabıları milimetrik bile olsa sahip oldukları topuk yükseklikleri nedeniyle yaralanmalara davetiye çıkarmaya, tüm bacak eklemlerini, özellikle kıkırdak ve menisküs gibi eklem içi yapılarını zorlamaya devam etmektedir.
Afrikalıların en iyi ayak mekaniğine sahip olmaları ve en az bunyon (halluks valgus- ayak başparmağının açısal değişimi) sorunu yaşan ırk olmaları ayakkabı giymemeleriyle açıklanmaktadır. Gün içinde ayağınızın ayakkabı içinde geçen süresini azaltmak, evde terlik ya da ayakkabı kullanmamak, spor ve egzersiz sırasında çıplak ayak olmak, özellikle de koşu bandı dâhil tüm yüzeylerde çıplak ayakla koşmak sizi yaralanmalardan korur.
#koşu #ayakkabı #spor #aktivite #hareket #ayaksağlığı #sağlıklıyaşam #profdrdefnekaya #defnehocaanlatıyor #profdrdefnekayailesağlıklıyaşam
İlgili
Prof.Dr. Defne Kaya Utlu tarafından yayımlandı
23 Aralık 1976 yılında Cide/Kastamonu’da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü 1999’da bitirdi. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine ve araştırma görevlisi olarak Erken Ortopedik Rehabilitasyon Ünitesi’nde çalışmaya başladı. Ekim 2002 yılında “Yüksek Voltaj Kesikli Galvanik Stimulasyon ve Patellar Bantlamanın Patellofemoral Ağrı Sendromu Üzerine Etkisi” konulu tezini tamamlayıp bilim uzmanlığını alarak doktora programına başladı. 2007 yılında, Birleşik Krallık’ın onursal araştırıcısı olarak, Manchester Üniversitesi Center For Rehabilitation Science’da yürütülen “Optimizing Physiotherapy in the Treatment of Patellofemoral Pain Syndrome” konulu üniversite projesinde ve kendi dizaynı olan dizliğin patellofemoral ağrı sendromlu hastaların kas inhibisyonu üzerine etkinliğini araştırdıkları projede 6 ay süresince araştırmacı olarak çalıştı. 2008′de “Patellofemoral Ağrı Sendromunda Kas Kuvveti, Fonksiyonel Endurans, Koordinasyon ve Propriyosepsiyon” konulu tezini bitirerek doktorasını tamamladı. Eylül 2008′de Münih Teknik Üniversitesi “Abteilungund Poliklinik für Sportorthopadiedes Klinikumrechts der Isar der TUM” da rotator kılıf ve medial patellofemoral ligament cerrahisi sonrası fizyoterapi üzerine çalıştı.
Sports Health yayımlanan “The Effect of an Exercise Program in Conjunction With Short-Period Patellar Taping on Pain, Electromyogram Activity, and Muscle Strength in Patellofemoral Pain Syndrome” isimli makalesi 2010 yılında “Avustralya Spor Komisyonu” tarafından okunması gereken 100 makale arasına seçilmiştir.
2010 ve 2012 yıllarında ikişer ay Manchester Üniversitesi Centre for Rehabilitation Science Arthritis Research UK ‘de gözlemci olarak çalıştı.12-16 Ekim 2010 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen X. Türk Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi kongresinde “Profesyonel basketbol oyuncularında propriyosepsiyon, kas kuvveti ve serbest atış yüzdesi arasındaki ilişki” başlıklı çalışması ile uzun süredir verilmeyen “en iyi sözel sunum & genç araştırmacı destek ödülü”nü almıştır. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dr. Kaya Utlu, 2013 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanını almıştır. 30’u SCI’da taranan dergilerde yayımlanan çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını vardır. 2017 yılında Erasmus kapsamında Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Manchester City Futbol Kulübünde (İngiltere), 2019 yılında South-West Üniversitesinde (Bulgaristan) eğitimci olarak bulunmuştur.
OMICS Group International tarafından hazırlanan ve şu an basım aşamasında olan “Proprioception: The Forgotten Sixth Sense” isimli İngilizce kitabın editörü ve yazarlarındandır. Ayrıca Springer Verlag tarafından ikinci edisyonu yayımlanan “Sports Injuries - Prevention, Diagnosis, Treatment and Rehabilitation” isimli İngilizce kitabın yardımcı editörlerinden ve yazarlarındandır. Springer tarafından Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “Proprioception in Orthopaedics, Sports Medicine and Rehabilitation” kitabın baş editörüdür.
Dr.Kaya Utlu, Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği’nin Ortopedik Rehabilitasyon &Spor Hekimliği, Propriyosepsiyon ve Çoklu Merkez Çalışmaalt çalışma gruplarının kurucu üyesidir.
Dr.Kaya Utlu, 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Program Başkanı ve 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulama, Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÜSFİZYOTEM) bünyesinde açılan NP Feneryolu Tıp Merkezi içinde yer alan Fizyoterapi Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü olarak çalışmıştır. Dr.Kaya Utlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde 2016-2018 yılları arasında dekan yardımcılığı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Girişimsel Olmayan Etik Kurul Üyeliği yapmıştır.
Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı olarak 2022 yılına kadar çalışan Dr. Kaya Utlu şu an Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
İlgi alanları: Patellofemoral ağrı sendromu (ön diz ağrısı), ön çapraz bağ yaralanmaları ve cerrahisi, kıkırdak sorunları ve cerrahisi, menisküs yaralanma ve cerrahisi, omuz rotator kılıf patolojileri ile aşil tendon yaralanma ve cerrahisi sonrası spor ve ortopedik rehabilitasyon teknikleri
Daha fazla yazı görüntüle