Menopozda Egzersiz: Hangi Egzersiz, Ne Kadar Yapılmalı?

Menopozda egzersiz, kas kütlesini ve kuvvetini korumaktan kemik sağlığını desteklemeye, kalp-damar sağlığından denge ve fonksiyonel kapasiteye kadar sağlıklı yaşlanmanın en önemli araçlarından biridir. Ancak “Menopozda hangi egzersiz yapılmalı?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Yürüyüş çok değerlidir; fakat menopoz döneminde kas ve kemik sağlığını korumak için çoğu zaman tek başına yeterli değildir.

Peki ağırlık kaldırmalı mıyız? Kemikler için zıplamak gerekir mi? Osteoporoz varsa egzersiz programı nasıl değişmeli?

Bu yazıda menopoz döneminde direnç egzersizi, aerobik egzersiz, denge çalışmaları ve kemiğe yönelik yüklenmenin nasıl planlanabileceğini güncel bilimsel veriler ışığında ele alacağız.

Kas, kemik ve kalp-damar sağlığı için egzersiz rehberi

“Her gün yürüyorum, yeterli mi?”

“Ağırlık kaldırmak menopozda güvenli mi?”

“Kemiklerim için zıplamam mı gerekiyor?”

“Osteoporozum varsa hangi hareketleri yapmamalıyım?”

Menopoz döneminde egzersiz denildiğinde hâlâ ilk akla gelen çoğu zaman yürüyüş oluyor.

Yürümek çok değerli.

Ama menopozla birlikte korumaya çalıştığımız sistemlere baktığımızda yalnızca yürümek her ihtiyacımızı karşılamıyor.

Çünkü hedefimiz yalnızca kalori harcamak değil.

Kasımızı korumak,
kemiğimizi yüklemek,
kalp-damar kapasitemizi geliştirmek,
dengemizi korumak
ve ilerleyen yaşlarda bağımsızlığımızı sürdürebilmek.

Bunun için egzersiz programımızın da çok yönlü olması gerekiyor.


Önce şu soruyu değiştirelim: “Hangi egzersiz iyi?”

Aslında daha doğru soru:

“Hangi amaç için hangi egzersize ihtiyacım var?”

Çünkü kas ile kemiğin ihtiyacı aynı değildir.

Kalp-damar sisteminin ihtiyacı da dengemizin ihtiyacından farklıdır.

Bu nedenle iyi bir menopoz egzersiz programını dört ana başlıkta düşünebiliriz:

1. Direnç egzersizi → kas ve kuvvet

2. Ağırlık taşıyan/uygun impact egzersizi → kemik

3. Aerobik egzersiz → kalp ve damar

4. Denge ve fonksiyonel egzersiz → düşmelerden korunma ve bağımsızlık

Bunlardan yalnızca birini yapmak yerine birlikte planlamak daha anlamlıdır.


1. Kas için: Ağırlık kaldırmaktan korkmalı mıyız?

Hayır.

Tam tersine, menopoz döneminde direnç egzersizi en önemli araçlarımızdan biridir.

Direnç egzersizi denildiğinde yalnızca spor salonundaki ağır halterleri düşünmeyin.

Direnç;

dambıl,
elastik bant,
makine,
kettlebell,
vücut ağırlığı
veya başka bir dış yük

olabilir.

Önemli olan kasın alışık olduğundan daha yüksek fakat güvenli bir yükle karşılaşması ve zaman içinde bu yükün uygun şekilde artırılmasıdır.

Buna progresif direnç egzersizi diyoruz.


Neden progresif olmak zorunda?

Çünkü vücudumuz uyum sağlar.

Aylar boyunca aynı ağırlıkla aynı sayıda egzersiz yaptığımızda başlangıçta zor olan yük zamanla artık yeterli uyaran oluşturmayabilir.

Kasın güçlenmeye devam edebilmesi için:

ağırlığı,
tekrar sayısını,
set sayısını,
hareketin zorluğunu
veya egzersizin başka bir bileşenini

kontrollü biçimde ilerletmek gerekir.

Bu “her hafta daha ağır kaldırın” anlamına gelmez.

Doz kişiye göre ilerletilir.


Peki ne kadar direnç egzersizi?

Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlerin haftada en az 2 gün, tüm büyük kas gruplarını çalıştıran kas güçlendirici aktiviteler yapmasını öneriyor.

Menopoz döneminde bu öneri özellikle önem kazanıyor.

Genel olarak başlangıç düzeyinde:

haftada 2–3 gün direnç egzersizi

iyi bir temel oluşturabilir.

Programda özellikle büyük kas gruplarını çalıştıran hareketlere yer verilebilir:

squat veya otur-kalk,
kalça dominant hareketler,
çekme hareketleri,
itme hareketleri,
baldır yükselme,
kalça çevresi egzersizleri
ve omurga ekstansörlerini çalıştıran uygun egzersizler.

Ancak set, tekrar ve ağırlığın kişiye göre belirlenmesi gerekir.


“Kaç tekrar yapmalıyım?”

Burada internette sık gördüğümüz:

“Menopozdaysanız 3 × 10 yapın.”

gibi tek bir reçete doğru değildir.

Kas kuvveti geliştirmek için kullanılan yük ile kas dayanıklılığı için kullanılan yük aynı olmayabilir.

Pratik olarak direnç egzersizinde çoğu kişi için yaklaşık 8–12 tekrar yapılabilen bir direnç, kuvvetlendirme çalışmalarında kullanılabilecek aralıklardan biridir.

Ama asıl soru şudur:

Son birkaç tekrar gerçekten zorlayıcı mı?

12 tekrar yapıp 20 tekrar daha yapabilecek durumdaysanız kas için oluşturduğunuz uyaran düşündüğünüz kadar güçlü olmayabilir.

Buna karşılık egzersiz tekniğiniz bozuluyorsa, nefesinizi kontrol edemiyorsanız veya güvenli hareket formunu koruyamıyorsanız yük fazla olabilir.

Bu nedenle özellikle başlangıçta doğru hareket tekniği ve uygun yükleme önemlidir.


2. Kemik için: Yürümek yeterli mi?

Bu sorunun cevabı önemli:

Yürümek faydalıdır ama kemik sağlığı için her zaman yeterli osteojenik uyaran oluşturmayabilir.

Kemik mekanik yüklenmeye cevap veren canlı bir dokudur.

Kemiğin adapte olabilmesi için alışık olduğundan farklı ve yeterli büyüklükte mekanik uyaran gerekir.

Bu nedenle kemik sağlığı için:

direnç egzersizi,
ağırlık taşıyan aktiviteler
ve uygun kişilerde impact/darbe içeren aktiviteler

önem kazanır.

2025’te yayımlanan meta-analizlerde direnç egzersizinin postmenopozal kadınlarda özellikle lomber omurga, femur boynu ve total kalça kemik mineral yoğunluğu üzerinde olumlu etkileri gösterilmiştir.


“Impact” ne demek?

Impact, yere temas sırasında iskeletin mekanik yükle karşılaşmasıdır.

Örneğin kişinin sağlık durumuna göre:

tempolu yürüme,
merdiven,
step,
küçük sıçramalar,
hoplama veya zıplama

farklı düzeylerde impact oluşturabilir.

Ama burada kritik nokta şu:

Her menopozdaki kadın zıplamalı mı?

Hayır.

Impact egzersizleri herkese otomatik olarak verilmez.

Kişinin:

kemik yoğunluğu,
vertebral kırık öyküsü,
kalça veya alt ekstremite problemi,
denge durumu,
pelvik taban sorunları,
kardiyovasküler durumu
ve daha önceki egzersiz deneyimi

dikkate alınmalıdır.

Düşük kırık riskine sahip, egzersize alışkın bir kadın ile vertebral kırık öyküsü olan bir kadının programı aynı olamaz.


Osteoporoz varsa ağırlık kaldırabilir miyim?

Çoğu durumda evet; hatta direnç egzersizi özellikle önemlidir.

Osteoporoz tanısı:

“Ağırlık kaldırma.”

anlamına gelmez.

Fakat egzersizin tekniği ve dozu daha dikkatli planlanmalıdır.

Özellikle yüksek kırık riski veya vertebral kırığı bulunan kişilerde kontrolsüz ve yük altında yapılan aşırı spinal fleksiyon ve rotasyon hareketlerinden kaçınmak gerekir.

Bu nedenle:

ne kaldırdığınız kadar nasıl kaldırdığınız da önemlidir.

Örneğin yerden bir nesneyi alırken omurgayı kontrolsüz biçimde yuvarlayıp döndürmek yerine kalça ve dizlerden yük almayı öğreten hip-hinge stratejileri kullanılabilir.

Ama amaç yine hareketi yasaklamak değildir.

Amaç güvenli biçimde daha güçlü hale gelmektir.


3. Kalp ve damar sağlığı için: Ne kadar aerobik egzersiz?

Menopoz döneminde yalnızca kemiğimizi düşünemeyiz.

Kalp-damar sağlığı en az onun kadar önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için haftada:

150–300 dakika orta şiddette aerobik aktivite

veya

75–150 dakika yüksek şiddette aerobik aktivite

ya da bunların uygun kombinasyonunu öneriyor.

Peki “orta şiddet” ne demek?

Çok pratik bir yöntem konuşma testidir.

Orta şiddette egzersizde nefesiniz hızlanır ancak hâlâ konuşabilirsiniz.

Örneğin:

tempolu yürüyüş,
bisiklet,
yüzme,
dans
veya kişinin tercih ettiği başka aerobik aktiviteler

kullanılabilir.

En iyi aerobik egzersiz, yalnızca fizyolojik olarak etkili olan değil, kişinin sürdürebildiği egzersizdir.


4. Dengeyi neden özellikle çalışıyoruz?

Çünkü kırık riskinin yalnızca kemikle ilgili olmadığını unutmamalıyız.

Kırığın oluşabilmesi için çoğu zaman bir de düşme vardır.

Dolayısıyla:

güçlü kemik + güçlü kas + iyi denge

birlikte düşünülmelidir.

Denge egzersizleri:

tek ayak üzerinde durma,
tandem duruş/yürüme,
yön değiştirme,
farklı destek yüzeylerinde kontrollü çalışma
ve günlük yaşamı taklit eden fonksiyonel görevleri

içerebilir.

Ancak düşme riski yüksek kişilerde bunlar mutlaka güvenli bir çevrede ve gerektiğinde destekle yapılmalıdır.


Menopozda “core” egzersizleri yapılabilir mi?

Elbette.

Ama “core egzersizi” yalnızca mekik demek değildir.

Gövde kaslarının görevi omurganın hareketini kontrol etmek, kuvvet aktarımına katkıda bulunmak ve günlük aktivitelerde stabilite sağlamaktır.

Özellikle osteoporoz veya vertebral kırık riski bulunan kişilerde tekrar tekrar yük altında spinal fleksiyon yaptıran egzersizler yerine:

nötral omurga kontrolü,
ekstansör kuvveti,
anti-rotasyon çalışmaları,
kalça-gövde koordinasyonu
ve fonksiyonel gövde kontrolü

daha uygun seçenekler olabilir.


“Çok egzersiz yaparsam daha mı iyi?”

Her zaman değil.

Egzersiz bir dozdur.

Az olduğunda yeterli adaptasyonu oluşturmayabilir.

Fazla olduğunda ise toparlanma kapasitesini aşabilir.

Kas ve kemik egzersiz sırasında değil, egzersize verdikleri adaptasyon cevabı ile güçlenir.

Bu nedenle özellikle direnç egzersizlerinde toparlanma süresini de programın bir parçası olarak düşünmek gerekir.

Uyku, yeterli beslenme ve protein alımı da kas sağlığının ayrılmaz parçalarıdır.


Peki hormon tedavisi kullanıyorsam egzersize gerek var mı?

Evet.

Menopoz hormon tedavisi ile egzersiz birbirinin alternatifi değildir.

Hormon tedavisi belirli kadınlarda menopoz semptomları ve kemik sağlığı dahil çeşitli amaçlarla hekim tarafından değerlendirilebilir.

Ama hormon tedavisi:

kasın direnç egzersizine,
kalbin aerobik aktiviteye,
dengenin çalıştırılmaya
ve vücudun düzenli harekete

olan ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Aynı şekilde egzersiz de gerekli olduğunda uygun tıbbi tedavinin yerine geçmez.


Menopozda egzersize başlamadan önce değerlendirme gerekir mi?

Herkes için kapsamlı tıbbi testler yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Ancak özellikle:

bilinen kalp-damar hastalığı,
kontrolsüz hipertansiyon,
açıklanamayan göğüs ağrısı veya nefes darlığı,
ileri osteoporoz,
vertebral veya kalça kırığı öyküsü,
yeni başlayan açıklanamayan sırt ağrısı,
belirgin denge problemi veya sık düşme,
önemli kas-iskelet sistemi ağrısı

varsa egzersizin türü ve yoğunluğu kişiye göre planlanmalıdır.


“Ağrım olduğu için egzersiz yapamıyorum” diyorsanız?

İşte burada fizyoterapi önemli hale gelir.

Ağrının nedenini değerlendirmek, hareket kapasitesini belirlemek, kişinin hangi yükü tolere edebildiğini görmek ve egzersizi buna göre kademelendirmek gerekir.

Bazı kişilerde manuel terapi de ağrıyı azaltmak ve hareketi kolaylaştırmak amacıyla programın bir parçası olabilir.

Ama önceki yazımızda da vurguladığımız gibi:

Manuel terapi egzersizin yerine geçmez.

En iyi senaryoda kişinin egzersize geçebilmesini kolaylaştırır.


Örnek bir hafta nasıl görünebilir?

Bu yalnızca genel bir örnektir; kişisel egzersiz reçetesi değildir.

HedefGenel yaklaşım
Kas/kuvvetHaftada en az 2 gün direnç egzersizi
Kalp-damarHaftada toplam 150–300 dk orta şiddette veya 75–150 dk yüksek şiddette aerobik aktivite
KemikDirenç + ağırlık taşıyan aktivite; uygun kişilerde impact
DengeÖzellikle düşme riski olanlarda düzenli denge çalışmaları
MobiliteGereksinime göre eklem hareket açıklığı ve esneklik
ToparlanmaYeterli uyku, beslenme ve yükler arasında uygun toparlanma

Ancak bu tabloya bakıp herkese aynı programı yazamayız.

Çünkü 55 yaşındaki iki kadın aynı yaşta olabilir ama aynı vücutta değildir.

Birinin düzenli spor geçmişi vardır.

Diğerinin osteoporozu vardır.

Birinin diz ağrısı vardır.

Diğerinin vertebral kırık öyküsü vardır.

Birinin amacı maraton koşmaktır.

Diğerinin amacı torununu yerden rahatça kaldırabilmektir.

İyi egzersiz reçetesi tanıya değil, insana göre yazılır.


Menopozda en büyük hata ne olabilir?

Bence iki uçtan biri:

“Artık kemiklerim zayıf, kendimi korumalıyım.”

deyip giderek daha az hareket etmek;

veya

“Ne kadar sert egzersiz yaparsam o kadar iyi.”

deyip kişinin kapasitesini aşan programlara başlamak.

İkisinin arasında çok daha güçlü bir seçenek var:

Ölç. Doğru yükü seç. Kademeli artır. Tekrar değerlendir.


Son söz

Menopoz vücudumuzun hareket etmeyi bırakması gereken bir dönem değildir.

Tam tersine:

Kasın dirençle,
kemiğin mekanik yükle,
kalbin aerobik aktiviteyle,
dengenin pratikle

karşılaşmaya devam etmesi gereken bir dönemdir.

Ve belki de menopozdaki egzersizin en önemli hedefi aynada nasıl göründüğümüz değil;

70’li ve 80’li yaşlarımızda neleri hâlâ kendi başımıza yapabildiğimizdir.


Kadıköy Caddebostan’da Menopoz Döneminde Egzersiz ve Fizyoterapi

Perimenopoz veya menopoz döneminde egzersize başlamak istiyor ancak hangi egzersizin size uygun olduğunu bilmiyorsanız; kas kuvveti, hareketlilik, denge, fonksiyonel kapasite, mevcut kas-iskelet sistemi yakınmaları ve egzersiz gereksinimleri bireysel olarak değerlendirilebilir.

Kadıköy–Caddebostan’daki sağlık meslek hizmet birimimizde, fizyoterapi değerlendirmesi sonrasında kişinin gereksinimlerine ve risk profiline uygun bireyselleştirilmiş egzersiz ve hareket eğitimi; gerekli durumlarda manuel terapi uygulamalarıyla birlikte planlanmaktadır.

Özellikle osteopeni/osteoporoz, geçirilmiş kırık, yeni başlayan açıklanamayan sırt veya bel ağrısı ya da eşlik eden sistemik hastalıkların varlığında egzersiz programı öncesinde gerekli tıbbi değerlendirmelerin tamamlanması önemlidir.

Tıbbi bilgilendirme

Bu içerik genel bilgilendirme ve sağlık okuryazarlığını destekleme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişiye özel tedavi/egzersiz reçetesi niteliğinde değildir ve hekim/fizyoterapist değerlendirmesinin yerini tutmaz. Sağlık durumunuz, kemik sağlığınız veya egzersize uygunluğunuzla ilgili kişisel değerlendirme için ilgili sağlık profesyoneline başvurunuz.

Prof. Dr. Defne Kaya Utlu
Fizyoterapist

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu tarafından yayımlandı

23 Aralık 1976 yılında Cide/Kastamonu’da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü 1999’da bitirdi. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine ve araştırma görevlisi olarak Erken Ortopedik Rehabilitasyon Ünitesi’nde çalışmaya başladı. Ekim 2002 yılında “Yüksek Voltaj Kesikli Galvanik Stimulasyon ve Patellar Bantlamanın Patellofemoral Ağrı Sendromu Üzerine Etkisi” konulu tezini tamamlayıp bilim uzmanlığını alarak doktora programına başladı. 2007 yılında, Birleşik Krallık’ın onursal araştırıcısı olarak, Manchester Üniversitesi Center For Rehabilitation Science’da yürütülen “Optimizing Physiotherapy in the Treatment of Patellofemoral Pain Syndrome” konulu üniversite projesinde ve kendi dizaynı olan dizliğin patellofemoral ağrı sendromlu hastaların kas inhibisyonu üzerine etkinliğini araştırdıkları projede 6 ay süresince araştırmacı olarak çalıştı. 2008′de “Patellofemoral Ağrı Sendromunda Kas Kuvveti, Fonksiyonel Endurans, Koordinasyon ve Propriyosepsiyon” konulu tezini bitirerek doktorasını tamamladı. Eylül 2008′de Münih Teknik Üniversitesi “Abteilungund Poliklinik für Sportorthopadiedes Klinikumrechts der Isar der TUM” da rotator kılıf ve medial patellofemoral ligament cerrahisi sonrası fizyoterapi üzerine çalıştı. Sports Health yayımlanan “The Effect of an Exercise Program in Conjunction With Short-Period Patellar Taping on Pain, Electromyogram Activity, and Muscle Strength in Patellofemoral Pain Syndrome” isimli makalesi 2010 yılında “Avustralya Spor Komisyonu” tarafından okunması gereken 100 makale arasına seçilmiştir. 2010 ve 2012 yıllarında ikişer ay Manchester Üniversitesi Centre for Rehabilitation Science Arthritis Research UK ‘de gözlemci olarak çalıştı.12-16 Ekim 2010 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen X. Türk Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi kongresinde “Profesyonel basketbol oyuncularında propriyosepsiyon, kas kuvveti ve serbest atış yüzdesi arasındaki ilişki” başlıklı çalışması ile uzun süredir verilmeyen “en iyi sözel sunum & genç araştırmacı destek ödülü”nü almıştır. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dr. Kaya Utlu, 2013 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanını almıştır. 30’u SCI’da taranan dergilerde yayımlanan çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını vardır. 2017 yılında Erasmus kapsamında Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Manchester City Futbol Kulübünde (İngiltere), 2019 yılında South-West Üniversitesinde (Bulgaristan) eğitimci olarak bulunmuştur. OMICS Group International tarafından hazırlanan ve şu an basım aşamasında olan “Proprioception: The Forgotten Sixth Sense” isimli İngilizce kitabın editörü ve yazarlarındandır. Ayrıca Springer Verlag tarafından ikinci edisyonu yayımlanan “Sports Injuries - Prevention, Diagnosis, Treatment and Rehabilitation” isimli İngilizce kitabın yardımcı editörlerinden ve yazarlarındandır. Springer tarafından Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “Proprioception in Orthopaedics, Sports Medicine and Rehabilitation” kitabın baş editörüdür. Dr.Kaya Utlu, Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği’nin Ortopedik Rehabilitasyon &Spor Hekimliği, Propriyosepsiyon ve Çoklu Merkez Çalışmaalt çalışma gruplarının kurucu üyesidir. Dr.Kaya Utlu, 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Program Başkanı ve 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulama, Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÜSFİZYOTEM) bünyesinde açılan NP Feneryolu Tıp Merkezi içinde yer alan Fizyoterapi Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü olarak çalışmıştır. Dr.Kaya Utlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde 2016-2018 yılları arasında dekan yardımcılığı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Girişimsel Olmayan Etik Kurul Üyeliği yapmıştır. Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı olarak 2022 yılına kadar çalışan Dr. Kaya Utlu şu an Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İlgi alanları: Patellofemoral ağrı sendromu (ön diz ağrısı), ön çapraz bağ yaralanmaları ve cerrahisi, kıkırdak sorunları ve cerrahisi, menisküs yaralanma ve cerrahisi, omuz rotator kılıf patolojileri ile aşil tendon yaralanma ve cerrahisi sonrası spor ve ortopedik rehabilitasyon teknikleri

Bir Cevap Yazın

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin