Yaş İlerledikçe Gelişen Dejeneratif Skolyoz ve Fizyoterapisi

Yaş ilerledikçe gelişen dejeneratif skolyoz ve fizyoterapisi bu yazımızın konusu. Skolyoz denildiğinde aklımıza genellikle çocuklar ve gençler gelir. Oysa omurga eğriliği yalnızca genç yaşlarda ortaya çıkmaz. 50 yaşından sonra, daha önce skolyozu olmayan kişilerde de omurga eğriliği gelişebilir.

Bu duruma dejeneratif skolyoz adı verilir.

Peki, yıllarca düzgün olan bir omurga neden ilerleyen yaşlarda eğrilmeye başlar? Bu eğrilik giderek artar mı? Egzersizle düzelir mi? Ameliyat olmadan tedavi edilebilir mi?

Bu soruların yanıtlarını birlikte inceleyelim.

Yaşla Birlikte Omurga Neden Eğrilir?

Omurgamız, üst üste dizilmiş omurlardan, bu omurlar arasındaki disklerden, eklemlerden, bağlardan ve kaslardan oluşur.

Yıllar içerisinde omurlar arasındaki disklerde su kaybı ve yükseklik azalması, eklemlerde ise dejeneratif değişiklikler meydana gelebilir.

Bu değişiklikler omurganın her iki tarafında aynı şekilde gelişmeyebilir.

Örneğin bir omurun sağ tarafındaki disk yüksekliği sol tarafına göre daha fazla azalırsa, omurlar arasındaki dizilim değişebilir. Zaman içerisinde bu asimetrik değişikliklere omurlarda dönme ve yana eğilme de eşlik edebilir.

Sonuçta omurga, karşıdan bakıldığında sağa veya sola doğru eğrilmeye başlayabilir.

Ancak yaşlanan herkesin omurgasında skolyoz gelişmez. Disklerde dejenerasyon olması da mutlaka skolyoz oluşacağı anlamına gelmez.

Dejeneratif Skolyozun Belirtileri Nelerdir?

Bazı kişilerde omurga eğriliği herhangi bir belirti vermeden gelişebilir.

Bazılarında ise zamanla şu yakınmalar ortaya çıkabilir:

  • Bel veya sırt ağrısı
  • Uzun süre ayakta durmakta zorlanma
  • Yürürken çabuk yorulma
  • Gövdenin bir tarafa veya öne doğru eğilmesi
  • Omuz veya bel hizasında asimetri
  • Bacaklarda ağrı, uyuşma ya da karıncalanma
  • Yürüme mesafesinin azalması
  • Günlük işlerde zorlanma

Özellikle bacaklara yayılan ağrı ve uyuşma, omurgadaki sinirlerin geçtiği alanların daralmasıyla ilişkili olabilir.

Bu durum her hastada görülmez. Belirtilerin nedenini anlamak için klinik değerlendirme gerekir.

Yaşlılıkta Gelişen Skolyoz ile Gençlikte Başlayan Skolyoz Aynı mı?

Hayır. Burada önemli bir fark vardır.

Bazı kişilerde skolyoz çocukluk veya ergenlik döneminde başlamıştır. Kişi bu eğrilikle yetişkinliğe ulaşır ve ilerleyen yaşlarda omurgasına dejeneratif değişiklikler eklenebilir.

Bazı kişilerde ise gençlikte belirgin bir eğrilik bulunmaz. Omurgadaki yaşla ilişkili değişiklikler sonucunda ilk kez yetişkinlikte skolyoz ortaya çıkar.

İkinci durum, de novo dejeneratif skolyoz olarak adlandırılır.

Her iki durumda da ağrı, duruş ve hareket kapasitesi etkilenebilir. Ancak tedavi planı eğriliğin türüne, kişinin yaşına, yakınmalarına ve genel sağlık durumuna göre değişebilir.

Dejeneratif Skolyoz İlerler mi?

Bu sorunun herkes için geçerli tek bir yanıtı yoktur.

Bazı kişilerde eğrilik yıllarca çok az değişirken bazı kişilerde zaman içerisinde artabilir.

Eğriliğin büyüklüğü, omurgadaki dejeneratif değişiklikler ve omurganın genel dengesi ilerleme açısından önem taşıyabilir.

Ancak burada bilinmesi gereken bir nokta vardır:

Omurgadaki eğriliğin artması ile ağrının artması her zaman aynı şey değildir.

Bazı kişilerde belirgin eğrilik olmasına rağmen günlük yaşam aktiviteleri büyük ölçüde korunabilir. Daha küçük eğriliği bulunan başka bir kişi ise ağrı veya yürüme güçlüğü yaşayabilir.

Bu nedenle takipte yalnızca eğriliğin derecesine değil, kişinin günlük yaşamının nasıl etkilendiğine de bakılmalıdır.

Dejeneratif Skolyoz Nasıl Teşhis Edilir?

Değerlendirmede kişinin yakınmaları, duruşu, hareket özellikleri ve nörolojik bulguları incelenir.

Skolyozun derecesini belirlemek için genellikle ayakta çekilen omurga röntgenlerinden yararlanılır.

Bu görüntülerde eğriliğin büyüklüğü Cobb açısı adı verilen bir ölçümle belirlenir. Skolyoz tanımlamasında 10 derecenin üzerindeki eğrilikler temel ölçütlerden biridir.

Ancak yalnızca eğrilik derecesi yeterli değildir.

Omurganın öne doğru eğilmesi, gövdenin sağ-sol dengesi ve pelvisin konumu da değerlendirilir.

Bacaklarda ağrı, uyuşma veya güç kaybı gibi belirtiler varsa sinir yapılarını incelemek için manyetik rezonans (MR) görüntüleme gerekebilir.

Dejeneratif Skolyoz Tedavi Edilebilir mi?

Evet. Dejeneratif skolyozu olan kişilerin yakınmalarını azaltmak ve günlük yaşamlarını kolaylaştırmak için farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Ancak tedavinin neyi hedeflediğini doğru anlamak gerekir.

Yetişkinlerde dejeneratif skolyoz tedavisinin amacı her zaman omurgayı tamamen düzleştirmek değildir.

Öncelikli hedefler şunlardır:

  • Ağrıyı azaltmak
  • Hareket kapasitesini geliştirmek
  • Kas kuvvetini ve dayanıklılığı artırmak
  • Dengeyi ve yürüyüşü iyileştirmek
  • Günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmak
  • Yaşam kalitesini artırmak

Tedavi planı kişinin belirtilerine, omurga eğriliğine ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirlenir.

Dejeneratif Skolyozda Fizyoterapi Nasıl Yardımcı Olur?

Fizyoterapi, özellikle cerrahi gerektirmeyen veya cerrahi dışı tedavinin uygun görüldüğü hastalarda önemli bir seçenektir.

Ancak herkese aynı egzersizlerin verilmesi doğru değildir.

Örneğin uzun süre ayakta durduğunda bel ağrısı yaşayan bir kişi ile yürüdüğünde bacaklarında uyuşma gelişen bir kişinin ihtiyaçları farklıdır.

Bu nedenle fizyoterapi programı bireysel değerlendirmeye dayanmalıdır.

1. Kas Kuvvetini Artırmaya Yönelik Egzersizler

Omurgayı destekleyen gövde kasları, kalça çevresi kasları ve bacak kasları günlük hareketlerde birlikte çalışır.

Bu kasların yeterli kuvvete sahip olması; oturup kalkma, yürüme, merdiven çıkma ve ayakta durma gibi aktiviteler açısından önemlidir.

Fizyoterapi programında kişinin kapasitesine uygun kuvvetlendirme egzersizleri kullanılabilir.

Burada amaç omurgayı zorla düzleştirmek değil, kişinin hareket kapasitesini geliştirmektir.

2. Skolyoza Özgü Egzersizler

Skolyoza özgü egzersizler, omurganın üç boyutlu yapısını dikkate alan bireyselleştirilmiş çalışmalardır.

Schroth gibi yaklaşımlarda kişinin gövde duruşunu fark etmesi, aktif düzeltme hareketlerini öğrenmesi ve solunumunu hareketle birlikte kullanması hedeflenebilir.

Ancak önemli bir bilimsel ayrım vardır:

Ergenlik dönemindeki skolyoz için elde edilen araştırma sonuçları, yaşla gelişen dejeneratif skolyoz için doğrudan geçerli değildir.

Yetişkin dejeneratif skolyozda skolyoza özgü egzersizlerin yararlarına ilişkin araştırmalar bulunmaktadır; ancak kanıtlar henüz sınırlıdır.

Bu egzersizlerin her hastada eğriliği düzelttiği veya ilerlemesini durdurduğu söylenemez.

3. Manuel Terapi

Manuel terapi, fizyoterapistin elleriyle uyguladığı belirli eklem ve yumuşak doku tekniklerini içerir.

Uygun hastalarda ağrının yönetilmesine ve hareketin kolaylaştırılmasına yardımcı olabilir.

Ancak manuel terapi omurgadaki yapısal eğriliği ortadan kaldırmaz.

Özellikle ileri yaşlarda osteoporoz, omurga kırığı riski ve sinir basısı gibi durumların değerlendirilmesi önemlidir.

Bu nedenle manuel terapi her hastaya otomatik olarak uygulanmamalı, bireysel değerlendirme sonucunda uygun görüldüğünde egzersiz programıyla birlikte ele alınmalıdır.

4. Denge ve Yürüyüş Egzersizleri

Dejeneratif skolyoz bazı kişilerde gövde dengesini ve yürüme kapasitesini etkileyebilir.

Özellikle gövdesi öne doğru eğilen kişilerde uzun süre ayakta durmak veya yürümek zorlaşabilir.

Bu durumda fizyoterapi programında denge çalışmaları, kontrollü ağırlık aktarma egzersizleri, yürüyüş eğitimi ve günlük yaşam hareketlerine yönelik çalışmalar yer alabilir.

Amaç kişinin daha güvenli ve daha rahat hareket edebilmesidir.

5. Aerobik Egzersizler

Yürüme, sabit bisiklet ve kişinin kapasitesine uygun diğer aerobik aktiviteler genel dayanıklılığın korunmasına yardımcı olabilir.

Özellikle hareketsizlik nedeniyle fiziksel kapasitesi azalmış kişilerde egzersize düşük düzeyden başlayıp kademeli ilerlemek önemlidir.

Eşlik eden spinal stenoz nedeniyle yürümekle bacak yakınmaları gelişiyorsa egzersiz türü ve pozisyonu buna göre uyarlanabilir.

6. Hasta Eğitimi ve Günlük Yaşam Düzenlemeleri

Dejeneratif skolyoz tanısı alan bazı kişiler hareket ettikçe omurgalarının daha fazla eğrileceğinden endişe eder.

Oysa her hareket omurgaya zarar vermez.

Fizyoterapi sürecinde kişinin hangi aktiviteleri güvenle yapabileceğini öğrenmesi, fiziksel kapasitesini kademeli artırması ve günlük yaşamını daha rahat sürdürebilmesi önemlidir.

Uzun süre aynı pozisyonda kalmak yerine pozisyon değiştirmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve kişiye uygun egzersizleri sürdürmek yararlı olabilir.

Dejeneratif Skolyozda Hangi Tedavi Ne İşe Yarar?

UygulamaNe amaçla kullanılır?Bilinmesi gereken
Kuvvetlendirme egzersizleriKas kapasitesini ve günlük hareketleri geliştirmekOmurgayı mutlaka düzleştirmez.
Skolyoza özgü egzersizlerDuruş farkındalığı ve aktif hareket kontrolüDejeneratif skolyozda bilimsel kanıtlar sınırlıdır.
Manuel terapiUygun hastalarda ağrı ve hareket kısıtlılığının yönetimine yardımcı olmakYapısal eğriliği ortadan kaldırmaz.
Denge ve yürüyüş eğitimiYürüme güvenliğini ve fonksiyonel kapasiteyi geliştirmekKişinin gereksinimine göre planlanır.
Aerobik egzersizDayanıklılığı ve aktivite toleransını artırmakEgzersiz türü ve yoğunluğu bireyselleştirilir.
KorseSeçilmiş hastalarda destek ve ağrı yönetimiEğriliği kalıcı olarak düzelttiği kesinleşmemiştir.
Cerrahi tedaviGerekli hastalarda sinir basısı, deformite ve dengesizliği tedavi etmekHer hastaya gerekli değildir; yarar ve riskler birlikte değerlendirilir.

Bu uygulamaların bilimsel kanıtları aynı düzeyde değildir. Özellikle yetişkin dejeneratif skolyoza özgü fizyoterapi çalışmalarının sınırlı olması nedeniyle tedavi planı bireysel klinik değerlendirmeye dayanmalıdır.

Dejeneratif Skolyozda Korse Kullanmak Gerekir mi?

Bazı yetişkinlerde korse, ağrıyı azaltmak veya günlük aktiviteler sırasında destek sağlamak amacıyla kullanılabilir.

Ancak yetişkinlerde korse tedavisi, büyüme çağındaki çocuklarda kullanılan korse tedavisinden farklıdır.

Dejeneratif skolyozda korsenin omurgayı kalıcı olarak düzelttiği veya eğriliğin ilerlemesini kesin biçimde önlediği gösterilmiş değildir.

Bu nedenle her skolyozu olan yetişkinin korse kullanması gerekmez.

Korse kararı kişinin yakınmalarına, omurga yapısına ve genel sağlık durumuna göre verilmelidir.

Dejeneratif Skolyozda Ameliyat Şart mı?

Hayır. Dejeneratif skolyozu olan herkesin ameliyat olması gerekmez.

Özellikle hafif veya orta düzeyde yakınmaları bulunan birçok kişide cerrahi dışı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

Bununla birlikte bazı durumlarda ameliyat gündeme gelebilir.

Örneğin ilerleyici sinir basısı bulguları, belirgin omurga dengesizliği, ciddi yürüme kısıtlılığı veya uygun tedavilere rağmen devam eden önemli fonksiyon kaybı cerrahi değerlendirme gerektirebilir.

İleri yaşlarda omurga cerrahisinin riskleri de dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle cerrahi karar yalnızca skolyozun derecesine göre değil, kişinin genel sağlık durumu ve günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiği değerlendirilerek verilmelidir.

Dejeneratif Skolyozu Olan Kişiler Nelere Dikkat Etmeli?

Günlük yaşamda temel amaç omurgayı tamamen hareketsiz tutmak değildir.

Kişinin hareket kapasitesini koruması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve kas kuvvetini sürdürmesi önemlidir.

Ayrıca ileri yaşlarda kemik sağlığının değerlendirilmesi gerekir. Osteoporoz bulunan kişilerde omurga kırığı riski artabileceğinden egzersiz ve manuel terapi uygulamaları buna göre planlanmalıdır.

Düzenli takipte ağrı, yürüyüş kapasitesi, denge ve günlük yaşam aktivitelerindeki değişiklikler dikkate alınmalıdır.

Yeni gelişen idrar yapamama, genital ve makat çevresinde uyuşma veya hızla ilerleyen bacak güçsüzlüğü gibi belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekir.

Sonuç: Yaşla Gelişen Skolyozla Aktif Bir Yaşam Mümkün mü?

Evet. Dejeneratif skolyoz tanısı almak, kişinin mutlaka ciddi ağrılar yaşayacağı, hareket etmekten kaçınması gerektiği veya ameliyat olacağı anlamına gelmez.

Uygun değerlendirme ve bireyselleştirilmiş tedaviyle birçok kişinin ağrısının yönetilmesi, hareket kapasitesinin geliştirilmesi ve günlük yaşam aktivitelerinin desteklenmesi mümkündür.

Ancak fizyoterapinin amacı her zaman omurgayı tamamen düzleştirmek değildir.

Asıl hedef, kişinin daha rahat hareket etmesi, günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mümkün olduğunca bağımsız ve aktif kalabilmesidir.

Kadıköy–Caddebostan’da Skolyoz ve Omurga Sağlığına Yönelik Fizyoterapi

Yaşla birlikte gelişen omurga eğriliği, bel ve sırt ağrısı, duruş değişiklikleri veya yürüyüş güçlükleri yaşıyorsanız, yalnızca omurganın görüntüsünün değil, hareket ve fonksiyon özelliklerinin de değerlendirilmesi önemlidir.

Kadıköy–Caddebostan’daki fizyoterapi hizmet birimimizde, skolyoz ve omurga ile ilişkili kas-iskelet sistemi sorunlarına yönelik postür, hareket, kas kuvveti, denge, yürüyüş ve fonksiyonel kapasite değerlendirmeleri gerçekleştirilmektedir.

Kişinin klinik gereksinimleri doğrultusunda kişiye özel egzersiz, hareket eğitimi ve uygun fizyoterapi yaklaşımları planlanabilir.

Gerekli durumlarda ilgili uzman hekim değerlendirmesi ve tıbbi takip süreci önem taşır.

Skolyoz ve omurga sağlığına yönelik fizyoterapi değerlendirmesi hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tıbbi Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu yazı, yetişkinlerde dejeneratif skolyoz, omurga sağlığı ve fizyoterapi yaklaşımları hakkında toplumu bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

İçerikte yer alan bilgiler bilimsel literatüre dayalı genel sağlık bilgileri niteliğindedir. Tanı koyma, kişiye özel tedavi önerme veya hekim değerlendirmesinin yerine geçme amacı taşımaz.

Her bireyin klinik durumu farklıdır. Skolyoz ve diğer omurga sorunlarında tanı, takip ve tedavi kararları ilgili sağlık profesyonellerinin değerlendirmesi ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde verilmelidir.

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu tarafından yayımlandı

23 Aralık 1976 yılında Cide/Kastamonu’da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü 1999’da bitirdi. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine ve araştırma görevlisi olarak Erken Ortopedik Rehabilitasyon Ünitesi’nde çalışmaya başladı. Ekim 2002 yılında “Yüksek Voltaj Kesikli Galvanik Stimulasyon ve Patellar Bantlamanın Patellofemoral Ağrı Sendromu Üzerine Etkisi” konulu tezini tamamlayıp bilim uzmanlığını alarak doktora programına başladı. 2007 yılında, Birleşik Krallık’ın onursal araştırıcısı olarak, Manchester Üniversitesi Center For Rehabilitation Science’da yürütülen “Optimizing Physiotherapy in the Treatment of Patellofemoral Pain Syndrome” konulu üniversite projesinde ve kendi dizaynı olan dizliğin patellofemoral ağrı sendromlu hastaların kas inhibisyonu üzerine etkinliğini araştırdıkları projede 6 ay süresince araştırmacı olarak çalıştı. 2008′de “Patellofemoral Ağrı Sendromunda Kas Kuvveti, Fonksiyonel Endurans, Koordinasyon ve Propriyosepsiyon” konulu tezini bitirerek doktorasını tamamladı. Eylül 2008′de Münih Teknik Üniversitesi “Abteilungund Poliklinik für Sportorthopadiedes Klinikumrechts der Isar der TUM” da rotator kılıf ve medial patellofemoral ligament cerrahisi sonrası fizyoterapi üzerine çalıştı. Sports Health yayımlanan “The Effect of an Exercise Program in Conjunction With Short-Period Patellar Taping on Pain, Electromyogram Activity, and Muscle Strength in Patellofemoral Pain Syndrome” isimli makalesi 2010 yılında “Avustralya Spor Komisyonu” tarafından okunması gereken 100 makale arasına seçilmiştir. 2010 ve 2012 yıllarında ikişer ay Manchester Üniversitesi Centre for Rehabilitation Science Arthritis Research UK ‘de gözlemci olarak çalıştı.12-16 Ekim 2010 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen X. Türk Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi kongresinde “Profesyonel basketbol oyuncularında propriyosepsiyon, kas kuvveti ve serbest atış yüzdesi arasındaki ilişki” başlıklı çalışması ile uzun süredir verilmeyen “en iyi sözel sunum & genç araştırmacı destek ödülü”nü almıştır. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dr. Kaya Utlu, 2013 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanını almıştır. 30’u SCI’da taranan dergilerde yayımlanan çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını vardır. 2017 yılında Erasmus kapsamında Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Manchester City Futbol Kulübünde (İngiltere), 2019 yılında South-West Üniversitesinde (Bulgaristan) eğitimci olarak bulunmuştur. OMICS Group International tarafından hazırlanan ve şu an basım aşamasında olan “Proprioception: The Forgotten Sixth Sense” isimli İngilizce kitabın editörü ve yazarlarındandır. Ayrıca Springer Verlag tarafından ikinci edisyonu yayımlanan “Sports Injuries - Prevention, Diagnosis, Treatment and Rehabilitation” isimli İngilizce kitabın yardımcı editörlerinden ve yazarlarındandır. Springer tarafından Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “Proprioception in Orthopaedics, Sports Medicine and Rehabilitation” kitabın baş editörüdür. Dr.Kaya Utlu, Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği’nin Ortopedik Rehabilitasyon &Spor Hekimliği, Propriyosepsiyon ve Çoklu Merkez Çalışmaalt çalışma gruplarının kurucu üyesidir. Dr.Kaya Utlu, 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Program Başkanı ve 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulama, Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÜSFİZYOTEM) bünyesinde açılan NP Feneryolu Tıp Merkezi içinde yer alan Fizyoterapi Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü olarak çalışmıştır. Dr.Kaya Utlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde 2016-2018 yılları arasında dekan yardımcılığı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Girişimsel Olmayan Etik Kurul Üyeliği yapmıştır. Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı olarak 2022 yılına kadar çalışan Dr. Kaya Utlu şu an Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İlgi alanları: Patellofemoral ağrı sendromu (ön diz ağrısı), ön çapraz bağ yaralanmaları ve cerrahisi, kıkırdak sorunları ve cerrahisi, menisküs yaralanma ve cerrahisi, omuz rotator kılıf patolojileri ile aşil tendon yaralanma ve cerrahisi sonrası spor ve ortopedik rehabilitasyon teknikleri

Bir yanıt yazın

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin