Yürüyüş için 12 neden 7 harika sonuç…

Yürümeniz için 12 önemli neden ve 7 harika sonuç varken, siz hala oturuyor musunuz? Belki bu yıl 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Gününü milat olarak belirleyebilir, daha çok yürüyebilirsiniz…

Günümüzde harika spor merkezleri ve aksesuarları aklımızı başımızdan almak için her yerdeler. Spor kıyafetleri, ayakkabılar, uzay üssüne girmiş gibi hissettiğimiz spor salonları… Oysa sadece (tempolu) yürüyerek bile harika şeyler gerçekleştirebilirsiniz.

Neden yürümeliyim diye sorarsanız:

1.Dünyayı oturarak keşfedemezsiniz. Kalça kaslarınızı kuvvetlendirirseniz daha uzun mesafeler sizin keşfedilebilir olur. Tempolu yürüyüş yapın. Yürüyüş sırasında, her adımda bacağınızı kuvvetlice öne ve arkaya iterek, kalça kaslarınızın kuvvetini artırabilirsiniz.

2. Oturdukça vücudunuzun yağ oranı artar. Yürüyüş ile yağlarınızı yakabilirsiniz. Yürüyüşün her dakikası vücudunuzda farklı kasları farklı şekillerde çalıştırmış olursunuz. Hem iki bacağınızı hem de iki kolunuzu yürüyüş boyunca kullanırsanız daha çok yağ yakarsınız. Tempolu yürürken kollarınızı da kuvvetli bir şekilde öne ve arkaya iterek kaslarınızı kuvvetlendirebilirsiniz.

3. Glukoz toleransınız varsa: Yemeklerden 15 dakika sonra yürüyüş yapmak, özellikle zayıf glukoz toleransı olan kişilerde, kan glukoz kontrolünü geliştirir. Elbette yemekten 30 dakika sonra yürüyüş kilo vermenizi ve kilo kontrolünüzü de sağlar.

4. Trigliserid seviyeniz ve kan basıncınız yüksek mi: Yemekten 30 dakika sonra ister kısa (3’er dakikalık 10 kez) ister uzun (30’ar dakika bir ya da iki kez) tempolu yürüyüş trigliserid seviyenizi ve kan basıncınızı düzenler.

5. Kısa yaşamaktan mı korkuyorsunuz: 7000 erkek ve 31000 kadın üzerinde yapılan yeni bir çalışma salına salına (düşük tempolu) yürüyenlerin değil tempolu yürüyenlerin daha uzun yaşadığını göstermiş. Kolunuzu sallayarak ama bacaklarınızı kuvvetli ve kalbinizi çalıştırarak yürüyün.

6. Eklemlerinizdeki kireçlenme canınızı mı sıkıyor: Yürüyüş hem genel sağlığınızı ve kaslarınızı geliştirerek hem de kilo verdirerek eklemlerinize daha iyi oksijen gitmesini, daha az yük binmesini sağlar. Dengenizi de geliştirir ve düşmelerden sizi korur.

7.Alzheimer’dan korkuyor musunuz: Tüm egzersizler gibi yürüyüşün de sadece boynunuzun altındaki bölgeye faydası yoktur. Hafızanızı, bilişsel fonksiyonlarınızı, akademik performansınızı geliştirir. Özellikle sportif aktivitelerin dışarıda/doğada yapılması yaratıcılığı ve sağlığı geliştirir. Aristo öğrencilerini doğada yürürken çalıştırırmış…

8. Stres altında mısınız: Tüm gün ofis ortamında, stres altında çalıştıktan sonra kendimizi Malibu sahiline atmamız pek mümkün olmuyor. Yine de ağaçların arasında toprak zeminde yürüme şansınız varsa, yürüyüşün stresi oluşturan kortizolün seviyesini düşürmesini keyifle hissedebilirsiniz.

9. Sürekli hasta mı oluyorsunuz: Bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz gerekmektedir. Yürüyüş bağışıklık sisteminizi de güçlendirir. Her gün 30 dakikadan fazla yürürseniz savaşçı hücrelerinizi artırır, mukozal yapıların (ağız boşluğu, soluk borusu, sindirim ve boşaltım sistemi) bağışıklık sistemine katkılarını geliştirir, menopoz belirtilerini azaltırsınız.

10. Sıkça düşüyor musunuz: Düzgün olmayan yüzeylerde yürüyüş yapmak yaşlılarda dengeyi geliştirerek düşmeye karşı kişileri koruyor. Yapılan çalışmalar, koşu bandı veya spor salonlarında yapılan yürüyüşlerin dengeyi artırmakta o kadar da işe yaramadığını vurguluyor. Yaşlanmayı beklemeyin, dengenizi şimdiden geliştirmek için doğaya yürüyüş yapmak ve bol oksijen almak için gidin.

11. Koşturmaktan ve kalabalıktan düşünmeye vakit bulamıyor, kendinize vakit ayıramıyor musunuz: Sanılanın aksine en çok yürürken düşünür ve kendi başımıza kalırız. Yaşadıklarınızı tartmak, belki sorunlara çözüm aramak, kalabalıktan biraz uzaklaşıp içsesinizi dinlemek için yürüyüş harika bir seçenek olabilir. Aristo öğrencilerini doğada yürürken çalıştırırmış… Batılıların meditasyon çılgınlığına doğuluların ihtiyaç duymayışı doğaya yönelmeleri olabilir.

12. Hareketsiz kalmaktan korkuyor musunuz: Düzenli tempolu yürüyüşün iskelet kasındaki yağ ve karbonhidrat metabolizmalarına, adipoz dokudaki inflamasyona gen üzerinden olumlu etki ettiğini belirtmek kritik olabilir. Yürüyerek genetik şifrenizi değiştirebilirsiniz.

Günde en az 30 dakika yürürsek neler olur?

1. Ruh halinizi olumlu yönde geliştirir. Mevsim değişiklikleri ve özellikle de sonbahar aylarında depresyona daha çok meyilliyizdir. Yürüyüş, çikolatadan daha fazla mutluluk hormonu salgılamanızı sağlar. Üstelik kalorisiz…

2. Daha yaratıcı olabilirsiniz. Experimental Psychology, Learning, Memory, and Cognition dergisinde 2014 yılında yayımlanan bir çalışma oturarak çalışanlara göre yürüyenlerin daha yaratıcı olduğunu belirtmektedir.

3. Kıyafetleriniz bol gelebilir. Evden işe, işten eve günde en az 30 dakika yürürseniz (düzenli beslenme ile birlikte) yağ oranınızda ayda %2 oranında azalma olur. 4. Kronik hastalıklardan korunursunuz. Yürüyüş yaparak kan basıncını 11 puan düşürür ve felç geçirme riskini de %20-40 arasında azaltabilirsiniz. Haftada 5 gün 30 dakika yürüyüş ile kalp hastalığı riskini %30 azaltabilirsiniz. Yürüyüş tam bir mucize değil mi?

5. Harika bacaklarınız olur. Düzenli yürüyüş varis riskini azaltır. Bağ dokunuzu sıkılaştırır, bacak kaslarınızın çalışmasıyla kan dolaşımını düzenler. Genetik olarak varise yatkınlığınız varsa, hiç düşünmeden “yürüyün”.

6. Düzenli bir bağırsak aktivitesine sahip olursunuz. Düzenli yürüyüş bağırsağın ritmik hareketliliğini korur. Sabahları bağırsakları çalıştırmak için kahveye “1 numara” diyorsanız, bir de yürüyüşü deneyin. Dünyada kahve çekirdeklerinin giderek azaldığını bir kahve sever olarak üzüntüyle belirtmek isterim. Kahve gibi yürüyüşün de bağımlısı olacaksınız, üstelik doğa var oldukça yapabilirsiniz ve hiçbir yan etkisi yok.

7. Düzenli bir yaşantınız olur. Sürekli yürüyüş yapmak yaşamınızı düzene koyar. Alışkanlıklarınızı pekiştirir.

Sağlığınıza doğru yürüyün. Günümüzdeki tüm korkutucu hastalıkların hareketsizlikten ve mutsuzluktan kaynaklandığını unutmayın. Yürümek, spor yapmak sizi hem hareketlendirir hem de mutlu eder.

#yürüyüş #aktivite #sağlıklıyaşam #beyin #fizyoterapi #kilo #demans #kas #yağoranı #stres #kaygı #diyabet #trigliserid #glukoz #profdrdefnekaya #defnehocaanlatıyor #profdrdefnekayailesağlıklıyaşam

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu tarafından yayımlandı

23 Aralık 1976 yılında Cide/Kastamonu’da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü 1999’da bitirdi. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine ve araştırma görevlisi olarak Erken Ortopedik Rehabilitasyon Ünitesi’nde çalışmaya başladı. Ekim 2002 yılında “Yüksek Voltaj Kesikli Galvanik Stimulasyon ve Patellar Bantlamanın Patellofemoral Ağrı Sendromu Üzerine Etkisi” konulu tezini tamamlayıp bilim uzmanlığını alarak doktora programına başladı. 2007 yılında, Birleşik Krallık’ın onursal araştırıcısı olarak, Manchester Üniversitesi Center For Rehabilitation Science’da yürütülen “Optimizing Physiotherapy in the Treatment of Patellofemoral Pain Syndrome” konulu üniversite projesinde ve kendi dizaynı olan dizliğin patellofemoral ağrı sendromlu hastaların kas inhibisyonu üzerine etkinliğini araştırdıkları projede 6 ay süresince araştırmacı olarak çalıştı. 2008′de “Patellofemoral Ağrı Sendromunda Kas Kuvveti, Fonksiyonel Endurans, Koordinasyon ve Propriyosepsiyon” konulu tezini bitirerek doktorasını tamamladı. Eylül 2008′de Münih Teknik Üniversitesi “Abteilungund Poliklinik für Sportorthopadiedes Klinikumrechts der Isar der TUM” da rotator kılıf ve medial patellofemoral ligament cerrahisi sonrası fizyoterapi üzerine çalıştı. Sports Health yayımlanan “The Effect of an Exercise Program in Conjunction With Short-Period Patellar Taping on Pain, Electromyogram Activity, and Muscle Strength in Patellofemoral Pain Syndrome” isimli makalesi 2010 yılında “Avustralya Spor Komisyonu” tarafından okunması gereken 100 makale arasına seçilmiştir. 2010 ve 2012 yıllarında ikişer ay Manchester Üniversitesi Centre for Rehabilitation Science Arthritis Research UK ‘de gözlemci olarak çalıştı.12-16 Ekim 2010 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen X. Türk Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi kongresinde “Profesyonel basketbol oyuncularında propriyosepsiyon, kas kuvveti ve serbest atış yüzdesi arasındaki ilişki” başlıklı çalışması ile uzun süredir verilmeyen “en iyi sözel sunum & genç araştırmacı destek ödülü”nü almıştır. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dr. Kaya Utlu, 2013 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanını almıştır. 30’u SCI’da taranan dergilerde yayımlanan çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını vardır. 2017 yılında Erasmus kapsamında Manchester Metropolitan Üniversitesi ve Manchester City Futbol Kulübünde (İngiltere), 2019 yılında South-West Üniversitesinde (Bulgaristan) eğitimci olarak bulunmuştur. OMICS Group International tarafından hazırlanan ve şu an basım aşamasında olan “Proprioception: The Forgotten Sixth Sense” isimli İngilizce kitabın editörü ve yazarlarındandır. Ayrıca Springer Verlag tarafından ikinci edisyonu yayımlanan “Sports Injuries - Prevention, Diagnosis, Treatment and Rehabilitation” isimli İngilizce kitabın yardımcı editörlerinden ve yazarlarındandır. Springer tarafından Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “Proprioception in Orthopaedics, Sports Medicine and Rehabilitation” kitabın baş editörüdür. Dr.Kaya Utlu, Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği’nin Ortopedik Rehabilitasyon &Spor Hekimliği, Propriyosepsiyon ve Çoklu Merkez Çalışmaalt çalışma gruplarının kurucu üyesidir. Dr.Kaya Utlu, 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Program Başkanı ve 2015-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulama, Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÜSFİZYOTEM) bünyesinde açılan NP Feneryolu Tıp Merkezi içinde yer alan Fizyoterapi Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü olarak çalışmıştır. Dr.Kaya Utlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde 2016-2018 yılları arasında dekan yardımcılığı, 2017-2020 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Girişimsel Olmayan Etik Kurul Üyeliği yapmıştır. Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Rehabilitasyon Kurucu Bölüm Başkanı olarak 2022 yılına kadar çalışan Dr. Kaya Utlu şu an Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İlgi alanları: Patellofemoral ağrı sendromu (ön diz ağrısı), ön çapraz bağ yaralanmaları ve cerrahisi, kıkırdak sorunları ve cerrahisi, menisküs yaralanma ve cerrahisi, omuz rotator kılıf patolojileri ile aşil tendon yaralanma ve cerrahisi sonrası spor ve ortopedik rehabilitasyon teknikleri

Bir Cevap Yazın

Prof.Dr. Defne Kaya Utlu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin